to shine, to twinkle, to gleam
Geniş zaman (o)parıldar
Şimdiki zaman (ben)parıldıyorum
Geçmiş zaman (ben)parıldadım
parıldamak fiilinin tam çekimi: şimdiki zaman, geniş zaman, görülen ve öğrenilen geçmiş zaman, gelecek zaman, dilek-şart, gereklilik ve emir kipi.
Olumlu
Geniş zaman
ben parıldarım
sen parıldarsın
o parıldar
biz parıldarız
siz parıldarsınız
onlar parıldarlar
Geniş zaman – rivayet (-miş)
ben parıldarmışım
sen parıldarmışsın
o parıldarmış
biz parıldarmışız
siz parıldarmışsınız
onlar parıldarlarmış
Geniş zaman – hikâye (-di)
ben parıldardım
sen parıldardın
o parıldardı
biz parıldardık
siz parıldardınız
onlar parıldarlardı
Geniş zaman – şart (-se)
ben parıldarsam
sen parıldarsan
o parıldarsa
biz parıldarsak
siz parıldarsanız
onlar parıldarlarsa
Şimdiki zaman
ben parıldıyorum
sen parıldıyorsun
o parıldıyor
biz parıldıyoruz
siz parıldıyorsunuz
onlar parıldıyorlar
Şimdiki zaman – rivayet (-miş)
ben parıldıyormuşum
sen parıldıyormuşsun
o parıldıyormuş
biz parıldıyormuşuz
siz parıldıyormuşsunuz
onlar parıldıyorlarmış
Şimdiki zaman – hikâye (-di)
ben parıldıyordum
sen parıldıyordun
o parıldıyordu
biz parıldıyorduk
siz parıldıyordunuz
onlar parıldıyorlardı
Şimdiki zaman – şart (-se)
ben parıldıyorsam
sen parıldıyorsan
o parıldıyorsa
biz parıldıyorsak
siz parıldıyorsanız
onlar parıldıyorlarsa
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş)
ben parıldamışım
sen parıldamışsın
o parıldamış
biz parıldamışız
siz parıldamışsınız
onlar parıldamışlar
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – rivayet (-miş)
ben parıldamışmışım
sen parıldamışmışsın
o parıldamışmış
biz parıldamışmışız
siz parıldamışmışsınız
onlar parıldamışlarmış
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – hikâye (-di)
ben parıldamıştım
sen parıldamıştın
o parıldamıştı
biz parıldamıştık
siz parıldamıştınız
onlar parıldamışlardı
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – şart (-se)
ben parıldamışsam
sen parıldamışsan
o parıldamışsa
biz parıldamışsak
siz parıldamışsanız
onlar parıldamışlarsa
Gelecek zaman
ben parıldayacağım
sen parıldayacaksın
o parıldayacak
biz parıldayacağız
siz parıldayacaksınız
onlar parıldayacaklar
Gelecek zaman – rivayet (-miş)
ben parıldayacakmışım
sen parıldayacakmışsın
o parıldayacakmış
biz parıldayacakmışız
siz parıldayacakmışsınız
onlar parıldayacaklarmış
Gelecek zaman – hikâye (-di)
ben parıldayacaktım
sen parıldayacaktın
o parıldayacaktı
biz parıldayacaktık
siz parıldayacaktınız
onlar parıldayacaklardı
Gelecek zaman – şart (-se)
ben parıldayacaksam
sen parıldayacaksan
o parıldayacaksa
biz parıldayacaksak
siz parıldayacaksanız
onlar parıldayacaklarsa
Şimdiki zaman (-mekte)
ben parıldamaktayım
sen parıldamaktasın
o parıldamakta
biz parıldamaktayız
siz parıldamaktasınız
onlar parıldamaktalar
Şimdiki zaman (-mekte) – rivayet (-miş)
ben parıldamaktaymışım
sen parıldamaktaymışsın
o parıldamaktaymış
biz parıldamaktaymışız
siz parıldamaktaymışsınız
onlar parıldamaktalarmış
Şimdiki zaman (-mekte) – hikâye (-di)
ben parıldamaktaydım
sen parıldamaktaydın
o parıldamaktaydı
biz parıldamaktaydık
siz parıldamaktaydınız
onlar parıldamaktalardı
Şimdiki zaman (-mekte) – şart (-se)
ben parıldamaktaysam
sen parıldamaktaysan
o parıldamaktaysa
biz parıldamaktaysak
siz parıldamaktaysanız
onlar parıldamaktalarsa
Gereklilik kipi (-meli)
ben parıldamalıyım
sen parıldamalısın
o parıldamalı
biz parıldamalıyız
siz parıldamalısınız
onlar parıldamalılar
Gereklilik kipi (-meli) – rivayet (-miş)
ben parıldamalıymışım
sen parıldamalıymışsın
o parıldamalıymış
biz parıldamalıymışız
siz parıldamalıymışsınız
onlar parıldamalılarmış
Gereklilik kipi (-meli) – hikâye (-di)
ben parıldamalıydım
sen parıldamalıydın
o parıldamalıydı
biz parıldamalıydık
siz parıldamalıydınız
onlar parıldamalılardı
Gereklilik kipi (-meli) – şart (-se)
ben parıldamalıysam
sen parıldamalıysan
o parıldamalıysa
biz parıldamalıysak
siz parıldamalıysanız
onlar parıldamalılarsa
Görülen geçmiş zaman (-di)
ben parıldadım
sen parıldadın
o parıldadı
biz parıldadık
siz parıldadınız
onlar parıldadılar
Görülen geçmiş zaman (-di) – hikâye (-di)
ben parıldadıydım
sen parıldadıydın
o parıldadıydı
biz parıldadıydık
siz parıldadıydınız
onlar parıldadılardı
Görülen geçmiş zaman (-di) – şart (-se)
ben parıldadıysam
sen parıldadıysan
o parıldadıysa
biz parıldadıysak
siz parıldadıysanız
onlar parıldadılarsa
Dilek-şart kipi (-se)
ben parıldasam
sen parıldasan
o parıldasa
biz parıldasak
siz parıldasanız
onlar parıldasalar
Dilek-şart kipi (-se) – rivayet (-miş)
ben parıldasaymışım
sen parıldasaymışsın
o parıldasaymış
biz parıldasaymışız
siz parıldasaymışsınız
onlar parıldasalarmış
Dilek-şart kipi (-se) – hikâye (-di)
ben parıldasaydım
sen parıldasaydın
o parıldasaydı
biz parıldasaydık
siz parıldasaydınız
onlar parıldasalardı
İstek kipi (-e)
ben parıldayayım
sen parıldayasın
o parıldaya
biz parıldayalım
siz parıldayasınız
onlar parıldayalar
İstek kipi (-e) – rivayet (-miş)
ben parıldayaymışım
sen parıldayaymışsın
o parıldayaymış
biz parıldayaymışız
siz parıldayaymışsınız
onlar parıldayalarmış
İstek kipi (-e) – hikâye (-di)
ben parıldayaydım
sen parıldayaydın
o parıldayaydı
biz parıldayaydık
siz parıldayaydınız
onlar parıldayalardı
Emir kipi
parıldayacağım
Olumsuz
Geniş zaman
ben parıldamam
sen parıldamazsın
o parıldamaz
biz parıldamayız
siz parıldamazsınız
onlar parıldamazlar
Geniş zaman – rivayet (-miş)
ben parıldamazmışım
sen parıldamazmışsın
o parıldamazmış
biz parıldamazmışız
siz parıldamazmışsınız
onlar parıldamazlarmış
Geniş zaman – hikâye (-di)
ben parıldamazdım
sen parıldamazdın
o parıldamazdı
biz parıldamazdık
siz parıldamazdınız
onlar parıldamazlardı
Geniş zaman – şart (-se)
ben parıldamazsam
sen parıldamazsan
o parıldamazsa
biz parıldamazsak
siz parıldamazsanız
onlar parıldamazlarsa
Şimdiki zaman
ben parıldamıyorum
sen parıldamıyorsun
o parıldamıyor
biz parıldamıyoruz
siz parıldamıyorsunuz
onlar parıldamıyorlar
Şimdiki zaman – rivayet (-miş)
ben parıldamıyormuşum
sen parıldamıyormuşsun
o parıldamıyormuş
biz parıldamıyormuşuz
siz parıldamıyormuşsunuz
onlar parıldamıyorlarmış
Şimdiki zaman – hikâye (-di)
ben parıldamıyordum
sen parıldamıyordun
o parıldamıyordu
biz parıldamıyorduk
siz parıldamıyordunuz
onlar parıldamıyorlardı
Şimdiki zaman – şart (-se)
ben parıldamıyorsam
sen parıldamıyorsan
o parıldamıyorsa
biz parıldamıyorsak
siz parıldamıyorsanız
onlar parıldamıyorlarsa
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş)
ben parıldamamışım
sen parıldamamışsın
o parıldamamış
biz parıldamamışız
siz parıldamamışsınız
onlar parıldamamışlar
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – rivayet (-miş)
ben parıldamamışmışım
sen parıldamamışmışsın
o parıldamamışmış
biz parıldamamışmışız
siz parıldamamışmışsınız
onlar parıldamamışlarmış
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – hikâye (-di)
ben parıldamamıştım
sen parıldamamıştın
o parıldamamıştı
biz parıldamamıştık
siz parıldamamıştınız
onlar parıldamamışlardı
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – şart (-se)
ben parıldamamışsam
sen parıldamamışsan
o parıldamamışsa
biz parıldamamışsak
siz parıldamamışsanız
onlar parıldamamışlarsa
Gelecek zaman
ben parıldamayacağım
sen parıldamayacaksın
o parıldamayacak
biz parıldamayacağız
siz parıldamayacaksınız
onlar parıldamayacaklar
Gelecek zaman – rivayet (-miş)
ben parıldamayacakmışım
sen parıldamayacakmışsın
o parıldamayacakmış
biz parıldamayacakmışız
siz parıldamayacakmışsınız
onlar parıldamayacaklarmış
Gelecek zaman – hikâye (-di)
ben parıldamayacaktım
sen parıldamayacaktın
o parıldamayacaktı
biz parıldamayacaktık
siz parıldamayacaktınız
onlar parıldamayacaklardı
Gelecek zaman – şart (-se)
ben parıldamayacaksam
sen parıldamayacaksan
o parıldamayacaksa
biz parıldamayacaksak
siz parıldamayacaksanız
onlar parıldamayacaklarsa
Şimdiki zaman (-mekte)
ben parıldamamaktayım
sen parıldamamaktasın
o parıldamamakta
biz parıldamamaktayız
siz parıldamamaktasınız
onlar parıldamamaktalar
Şimdiki zaman (-mekte) – rivayet (-miş)
ben parıldamamaktaymışım
sen parıldamamaktaymışsın
o parıldamamaktaymış
biz parıldamamaktaymışız
siz parıldamamaktaymışsınız
onlar parıldamamaktalarmış
Şimdiki zaman (-mekte) – hikâye (-di)
ben parıldamamaktaydım
sen parıldamamaktaydın
o parıldamamaktaydı
biz parıldamamaktaydık
siz parıldamamaktaydınız
onlar parıldamamaktalardı
Şimdiki zaman (-mekte) – şart (-se)
ben parıldamamaktaysam
sen parıldamamaktaysan
o parıldamamaktaysa
biz parıldamamaktaysak
siz parıldamamaktaysanız
onlar parıldamamaktalarsa
Gereklilik kipi (-meli)
ben parıldamamalıyım
sen parıldamamalısın
o parıldamamalı
biz parıldamamalıyız
siz parıldamamalısınız
onlar parıldamamalılar
Gereklilik kipi (-meli) – rivayet (-miş)
ben parıldamamalıymışım
sen parıldamamalıymışsın
o parıldamamalıymış
biz parıldamamalıymışız
siz parıldamamalıymışsınız
onlar parıldamamalılarmış
Gereklilik kipi (-meli) – hikâye (-di)
ben parıldamamalıydım
sen parıldamamalıydın
o parıldamamalıydı
biz parıldamamalıydık
siz parıldamamalıydınız
onlar parıldamamalılardı
Gereklilik kipi (-meli) – şart (-se)
ben parıldamamalıysam
sen parıldamamalıysan
o parıldamamalıysa
biz parıldamamalıysak
siz parıldamamalıysanız
onlar parıldamamalılarsa
Görülen geçmiş zaman (-di)
ben parıldamadım
sen parıldamadın
o parıldamadı
biz parıldamadık
siz parıldamadınız
onlar parıldamadılar
Görülen geçmiş zaman (-di) – hikâye (-di)
ben parıldamadıydım
sen parıldamadıydın
o parıldamadıydı
biz parıldamadıydık
siz parıldamadıydınız
onlar parıldamadılardı
Görülen geçmiş zaman (-di) – şart (-se)
ben parıldamadıysam
sen parıldamadıysan
o parıldamadıysa
biz parıldamadıysak
siz parıldamadıysanız
onlar parıldamadılarsa
Dilek-şart kipi (-se)
ben parıldamasam
sen parıldamasan
o parıldamasa
biz parıldamasak
siz parıldamasanız
onlar parıldamasalar
Dilek-şart kipi (-se) – rivayet (-miş)
ben parıldamasaymışım
sen parıldamasaymışsın
o parıldamasaymış
biz parıldamasaymışız
siz parıldamasaymışsınız
onlar parıldamasalarmış
Dilek-şart kipi (-se) – hikâye (-di)
ben parıldamasaydım
sen parıldamasaydın
o parıldamasaydı
biz parıldamasaydık
siz parıldamasaydınız
onlar parıldamasalardı
İstek kipi (-e)
ben parıldamayayım
sen parıldamayasın
o parıldamaya
biz parıldamayalım
siz parıldamayasınız
onlar parıldamayalar
İstek kipi (-e) – rivayet (-miş)
ben parıldamayaymışım
sen parıldamayaymışsın
o parıldamayaymış
biz parıldamayaymışız
siz parıldamayaymışsınız
onlar parıldamayalarmış
İstek kipi (-e) – hikâye (-di)
ben parıldamayaydım
sen parıldamayaydın
o parıldamayaydı
biz parıldamayaydık
siz parıldamayaydınız
onlar parıldamayalardı
Emir kipi
parıldamayacağım
Çekimler: Wiktionary (via kaikki.org), uyarlanmıştır, lisans CC BY-SA 4.0.