to be deployed, stationed
Geniş zaman (o)konuşlanır
Şimdiki zaman (ben)konuşlanıyorum
Geçmiş zaman (ben)konuşlandım
konuşlanmak fiilinin tam çekimi: şimdiki zaman, geniş zaman, görülen ve öğrenilen geçmiş zaman, gelecek zaman, dilek-şart, gereklilik ve emir kipi.
Olumlu
Geniş zaman
ben konuşlanırım
sen konuşlanırsın
o konuşlanır
biz konuşlanırız
siz konuşlanırsınız
onlar konuşlanırlar
Geniş zaman – rivayet (-miş)
ben konuşlanırmışım
sen konuşlanırmışsın
o konuşlanırmış
biz konuşlanırmışız
siz konuşlanırmışsınız
onlar konuşlanırlarmış
Geniş zaman – hikâye (-di)
ben konuşlanırdım
sen konuşlanırdın
o konuşlanırdı
biz konuşlanırdık
siz konuşlanırdınız
onlar konuşlanırlardı
Geniş zaman – şart (-se)
ben konuşlanırsam
sen konuşlanırsan
o konuşlanırsa
biz konuşlanırsak
siz konuşlanırsanız
onlar konuşlanırlarsa
Şimdiki zaman
ben konuşlanıyorum
sen konuşlanıyorsun
o konuşlanıyor
biz konuşlanıyoruz
siz konuşlanıyorsunuz
onlar konuşlanıyorlar
Şimdiki zaman – rivayet (-miş)
ben konuşlanıyormuşum
sen konuşlanıyormuşsun
o konuşlanıyormuş
biz konuşlanıyormuşuz
siz konuşlanıyormuşsunuz
onlar konuşlanıyorlarmış
Şimdiki zaman – hikâye (-di)
ben konuşlanıyordum
sen konuşlanıyordun
o konuşlanıyordu
biz konuşlanıyorduk
siz konuşlanıyordunuz
onlar konuşlanıyorlardı
Şimdiki zaman – şart (-se)
ben konuşlanıyorsam
sen konuşlanıyorsan
o konuşlanıyorsa
biz konuşlanıyorsak
siz konuşlanıyorsanız
onlar konuşlanıyorlarsa
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş)
ben konuşlanmışım
sen konuşlanmışsın
o konuşlanmış
biz konuşlanmışız
siz konuşlanmışsınız
onlar konuşlanmışlar
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – rivayet (-miş)
ben konuşlanmışmışım
sen konuşlanmışmışsın
o konuşlanmışmış
biz konuşlanmışmışız
siz konuşlanmışmışsınız
onlar konuşlanmışlarmış
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – hikâye (-di)
ben konuşlanmıştım
sen konuşlanmıştın
o konuşlanmıştı
biz konuşlanmıştık
siz konuşlanmıştınız
onlar konuşlanmışlardı
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – şart (-se)
ben konuşlanmışsam
sen konuşlanmışsan
o konuşlanmışsa
biz konuşlanmışsak
siz konuşlanmışsanız
onlar konuşlanmışlarsa
Gelecek zaman
ben konuşlanacağım
sen konuşlanacaksın
o konuşlanacak
biz konuşlanacağız
siz konuşlanacaksınız
onlar konuşlanacaklar
Gelecek zaman – rivayet (-miş)
ben konuşlanacakmışım
sen konuşlanacakmışsın
o konuşlanacakmış
biz konuşlanacakmışız
siz konuşlanacakmışsınız
onlar konuşlanacaklarmış
Gelecek zaman – hikâye (-di)
ben konuşlanacaktım
sen konuşlanacaktın
o konuşlanacaktı
biz konuşlanacaktık
siz konuşlanacaktınız
onlar konuşlanacaklardı
Gelecek zaman – şart (-se)
ben konuşlanacaksam
sen konuşlanacaksan
o konuşlanacaksa
biz konuşlanacaksak
siz konuşlanacaksanız
onlar konuşlanacaklarsa
Şimdiki zaman (-mekte)
ben konuşlanmaktayım
sen konuşlanmaktasın
o konuşlanmakta
biz konuşlanmaktayız
siz konuşlanmaktasınız
onlar konuşlanmaktalar
Şimdiki zaman (-mekte) – rivayet (-miş)
ben konuşlanmaktaymışım
sen konuşlanmaktaymışsın
o konuşlanmaktaymış
biz konuşlanmaktaymışız
siz konuşlanmaktaymışsınız
onlar konuşlanmaktalarmış
Şimdiki zaman (-mekte) – hikâye (-di)
ben konuşlanmaktaydım
sen konuşlanmaktaydın
o konuşlanmaktaydı
biz konuşlanmaktaydık
siz konuşlanmaktaydınız
onlar konuşlanmaktalardı
Şimdiki zaman (-mekte) – şart (-se)
ben konuşlanmaktaysam
sen konuşlanmaktaysan
o konuşlanmaktaysa
biz konuşlanmaktaysak
siz konuşlanmaktaysanız
onlar konuşlanmaktalarsa
Gereklilik kipi (-meli)
ben konuşlanmalıyım
sen konuşlanmalısın
o konuşlanmalı
biz konuşlanmalıyız
siz konuşlanmalısınız
onlar konuşlanmalılar
Gereklilik kipi (-meli) – rivayet (-miş)
ben konuşlanmalıymışım
sen konuşlanmalıymışsın
o konuşlanmalıymış
biz konuşlanmalıymışız
siz konuşlanmalıymışsınız
onlar konuşlanmalılarmış
Gereklilik kipi (-meli) – hikâye (-di)
ben konuşlanmalıydım
sen konuşlanmalıydın
o konuşlanmalıydı
biz konuşlanmalıydık
siz konuşlanmalıydınız
onlar konuşlanmalılardı
Gereklilik kipi (-meli) – şart (-se)
ben konuşlanmalıysam
sen konuşlanmalıysan
o konuşlanmalıysa
biz konuşlanmalıysak
siz konuşlanmalıysanız
onlar konuşlanmalılarsa
Görülen geçmiş zaman (-di)
ben konuşlandım
sen konuşlandın
o konuşlandı
biz konuşlandık
siz konuşlandınız
onlar konuşlandılar
Görülen geçmiş zaman (-di) – hikâye (-di)
ben konuşlandıydım
sen konuşlandıydın
o konuşlandıydı
biz konuşlandıydık
siz konuşlandıydınız
onlar konuşlandılardı
Görülen geçmiş zaman (-di) – şart (-se)
ben konuşlandıysam
sen konuşlandıysan
o konuşlandıysa
biz konuşlandıysak
siz konuşlandıysanız
onlar konuşlandılarsa
Dilek-şart kipi (-se)
ben konuşlansam
sen konuşlansan
o konuşlansa
biz konuşlansak
siz konuşlansanız
onlar konuşlansalar
Dilek-şart kipi (-se) – rivayet (-miş)
ben konuşlansaymışım
sen konuşlansaymışsın
o konuşlansaymış
biz konuşlansaymışız
siz konuşlansaymışsınız
onlar konuşlansalarmış
Dilek-şart kipi (-se) – hikâye (-di)
ben konuşlansaydım
sen konuşlansaydın
o konuşlansaydı
biz konuşlansaydık
siz konuşlansaydınız
onlar konuşlansalardı
İstek kipi (-e)
ben konuşlanayım
sen konuşlanasın
o konuşlana
biz konuşlanalım
siz konuşlanasınız
onlar konuşlanalar
İstek kipi (-e) – rivayet (-miş)
ben konuşlanaymışım
sen konuşlanaymışsın
o konuşlanaymış
biz konuşlanaymışız
siz konuşlanaymışsınız
onlar konuşlanalarmış
İstek kipi (-e) – hikâye (-di)
ben konuşlanaydım
sen konuşlanaydın
o konuşlanaydı
biz konuşlanaydık
siz konuşlanaydınız
onlar konuşlanalardı
Emir kipi
konuşlanacağım
Olumsuz
Geniş zaman
ben konuşlanmam
sen konuşlanmazsın
o konuşlanmaz
biz konuşlanmayız
siz konuşlanmazsınız
onlar konuşlanmazlar
Geniş zaman – rivayet (-miş)
ben konuşlanmazmışım
sen konuşlanmazmışsın
o konuşlanmazmış
biz konuşlanmazmışız
siz konuşlanmazmışsınız
onlar konuşlanmazlarmış
Geniş zaman – hikâye (-di)
ben konuşlanmazdım
sen konuşlanmazdın
o konuşlanmazdı
biz konuşlanmazdık
siz konuşlanmazdınız
onlar konuşlanmazlardı
Geniş zaman – şart (-se)
ben konuşlanmazsam
sen konuşlanmazsan
o konuşlanmazsa
biz konuşlanmazsak
siz konuşlanmazsanız
onlar konuşlanmazlarsa
Şimdiki zaman
ben konuşlanmıyorum
sen konuşlanmıyorsun
o konuşlanmıyor
biz konuşlanmıyoruz
siz konuşlanmıyorsunuz
onlar konuşlanmıyorlar
Şimdiki zaman – rivayet (-miş)
ben konuşlanmıyormuşum
sen konuşlanmıyormuşsun
o konuşlanmıyormuş
biz konuşlanmıyormuşuz
siz konuşlanmıyormuşsunuz
onlar konuşlanmıyorlarmış
Şimdiki zaman – hikâye (-di)
ben konuşlanmıyordum
sen konuşlanmıyordun
o konuşlanmıyordu
biz konuşlanmıyorduk
siz konuşlanmıyordunuz
onlar konuşlanmıyorlardı
Şimdiki zaman – şart (-se)
ben konuşlanmıyorsam
sen konuşlanmıyorsan
o konuşlanmıyorsa
biz konuşlanmıyorsak
siz konuşlanmıyorsanız
onlar konuşlanmıyorlarsa
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş)
ben konuşlanmamışım
sen konuşlanmamışsın
o konuşlanmamış
biz konuşlanmamışız
siz konuşlanmamışsınız
onlar konuşlanmamışlar
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – rivayet (-miş)
ben konuşlanmamışmışım
sen konuşlanmamışmışsın
o konuşlanmamışmış
biz konuşlanmamışmışız
siz konuşlanmamışmışsınız
onlar konuşlanmamışlarmış
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – hikâye (-di)
ben konuşlanmamıştım
sen konuşlanmamıştın
o konuşlanmamıştı
biz konuşlanmamıştık
siz konuşlanmamıştınız
onlar konuşlanmamışlardı
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – şart (-se)
ben konuşlanmamışsam
sen konuşlanmamışsan
o konuşlanmamışsa
biz konuşlanmamışsak
siz konuşlanmamışsanız
onlar konuşlanmamışlarsa
Gelecek zaman
ben konuşlanmayacağım
sen konuşlanmayacaksın
o konuşlanmayacak
biz konuşlanmayacağız
siz konuşlanmayacaksınız
onlar konuşlanmayacaklar
Gelecek zaman – rivayet (-miş)
ben konuşlanmayacakmışım
sen konuşlanmayacakmışsın
o konuşlanmayacakmış
biz konuşlanmayacakmışız
siz konuşlanmayacakmışsınız
onlar konuşlanmayacaklarmış
Gelecek zaman – hikâye (-di)
ben konuşlanmayacaktım
sen konuşlanmayacaktın
o konuşlanmayacaktı
biz konuşlanmayacaktık
siz konuşlanmayacaktınız
onlar konuşlanmayacaklardı
Gelecek zaman – şart (-se)
ben konuşlanmayacaksam
sen konuşlanmayacaksan
o konuşlanmayacaksa
biz konuşlanmayacaksak
siz konuşlanmayacaksanız
onlar konuşlanmayacaklarsa
Şimdiki zaman (-mekte)
ben konuşlanmamaktayım
sen konuşlanmamaktasın
o konuşlanmamakta
biz konuşlanmamaktayız
siz konuşlanmamaktasınız
onlar konuşlanmamaktalar
Şimdiki zaman (-mekte) – rivayet (-miş)
ben konuşlanmamaktaymışım
sen konuşlanmamaktaymışsın
o konuşlanmamaktaymış
biz konuşlanmamaktaymışız
siz konuşlanmamaktaymışsınız
onlar konuşlanmamaktalarmış
Şimdiki zaman (-mekte) – hikâye (-di)
ben konuşlanmamaktaydım
sen konuşlanmamaktaydın
o konuşlanmamaktaydı
biz konuşlanmamaktaydık
siz konuşlanmamaktaydınız
onlar konuşlanmamaktalardı
Şimdiki zaman (-mekte) – şart (-se)
ben konuşlanmamaktaysam
sen konuşlanmamaktaysan
o konuşlanmamaktaysa
biz konuşlanmamaktaysak
siz konuşlanmamaktaysanız
onlar konuşlanmamaktalarsa
Gereklilik kipi (-meli)
ben konuşlanmamalıyım
sen konuşlanmamalısın
o konuşlanmamalı
biz konuşlanmamalıyız
siz konuşlanmamalısınız
onlar konuşlanmamalılar
Gereklilik kipi (-meli) – rivayet (-miş)
ben konuşlanmamalıymışım
sen konuşlanmamalıymışsın
o konuşlanmamalıymış
biz konuşlanmamalıymışız
siz konuşlanmamalıymışsınız
onlar konuşlanmamalılarmış
Gereklilik kipi (-meli) – hikâye (-di)
ben konuşlanmamalıydım
sen konuşlanmamalıydın
o konuşlanmamalıydı
biz konuşlanmamalıydık
siz konuşlanmamalıydınız
onlar konuşlanmamalılardı
Gereklilik kipi (-meli) – şart (-se)
ben konuşlanmamalıysam
sen konuşlanmamalıysan
o konuşlanmamalıysa
biz konuşlanmamalıysak
siz konuşlanmamalıysanız
onlar konuşlanmamalılarsa
Görülen geçmiş zaman (-di)
ben konuşlanmadım
sen konuşlanmadın
o konuşlanmadı
biz konuşlanmadık
siz konuşlanmadınız
onlar konuşlanmadılar
Görülen geçmiş zaman (-di) – hikâye (-di)
ben konuşlanmadıydım
sen konuşlanmadıydın
o konuşlanmadıydı
biz konuşlanmadıydık
siz konuşlanmadıydınız
onlar konuşlanmadılardı
Görülen geçmiş zaman (-di) – şart (-se)
ben konuşlanmadıysam
sen konuşlanmadıysan
o konuşlanmadıysa
biz konuşlanmadıysak
siz konuşlanmadıysanız
onlar konuşlanmadılarsa
Dilek-şart kipi (-se)
ben konuşlanmasam
sen konuşlanmasan
o konuşlanmasa
biz konuşlanmasak
siz konuşlanmasanız
onlar konuşlanmasalar
Dilek-şart kipi (-se) – rivayet (-miş)
ben konuşlanmasaymışım
sen konuşlanmasaymışsın
o konuşlanmasaymış
biz konuşlanmasaymışız
siz konuşlanmasaymışsınız
onlar konuşlanmasalarmış
Dilek-şart kipi (-se) – hikâye (-di)
ben konuşlanmasaydım
sen konuşlanmasaydın
o konuşlanmasaydı
biz konuşlanmasaydık
siz konuşlanmasaydınız
onlar konuşlanmasalardı
İstek kipi (-e)
ben konuşlanmayayım
sen konuşlanmayasın
o konuşlanmaya
biz konuşlanmayalım
siz konuşlanmayasınız
onlar konuşlanmayalar
İstek kipi (-e) – rivayet (-miş)
ben konuşlanmayaymışım
sen konuşlanmayaymışsın
o konuşlanmayaymış
biz konuşlanmayaymışız
siz konuşlanmayaymışsınız
onlar konuşlanmayalarmış
İstek kipi (-e) – hikâye (-di)
ben konuşlanmayaydım
sen konuşlanmayaydın
o konuşlanmayaydı
biz konuşlanmayaydık
siz konuşlanmayaydınız
onlar konuşlanmayalardı
Emir kipi
konuşlanmayacağım
Çekimler: Wiktionary (via kaikki.org), uyarlanmıştır, lisans CC BY-SA 4.0.