to tingle
Geniş zaman (o)karıncalanır
Şimdiki zaman (ben)karıncalanıyorum
Geçmiş zaman (ben)karıncalandım
karıncalanmak fiilinin tam çekimi: şimdiki zaman, geniş zaman, görülen ve öğrenilen geçmiş zaman, gelecek zaman, dilek-şart, gereklilik ve emir kipi.
Olumlu
Geniş zaman
ben karıncalanırım
sen karıncalanırsın
o karıncalanır
biz karıncalanırız
siz karıncalanırsınız
onlar karıncalanırlar
Geniş zaman – rivayet (-miş)
ben karıncalanırmışım
sen karıncalanırmışsın
o karıncalanırmış
biz karıncalanırmışız
siz karıncalanırmışsınız
onlar karıncalanırlarmış
Geniş zaman – hikâye (-di)
ben karıncalanırdım
sen karıncalanırdın
o karıncalanırdı
biz karıncalanırdık
siz karıncalanırdınız
onlar karıncalanırlardı
Geniş zaman – şart (-se)
ben karıncalanırsam
sen karıncalanırsan
o karıncalanırsa
biz karıncalanırsak
siz karıncalanırsanız
onlar karıncalanırlarsa
Şimdiki zaman
ben karıncalanıyorum
sen karıncalanıyorsun
o karıncalanıyor
biz karıncalanıyoruz
siz karıncalanıyorsunuz
onlar karıncalanıyorlar
Şimdiki zaman – rivayet (-miş)
ben karıncalanıyormuşum
sen karıncalanıyormuşsun
o karıncalanıyormuş
biz karıncalanıyormuşuz
siz karıncalanıyormuşsunuz
onlar karıncalanıyorlarmış
Şimdiki zaman – hikâye (-di)
ben karıncalanıyordum
sen karıncalanıyordun
o karıncalanıyordu
biz karıncalanıyorduk
siz karıncalanıyordunuz
onlar karıncalanıyorlardı
Şimdiki zaman – şart (-se)
ben karıncalanıyorsam
sen karıncalanıyorsan
o karıncalanıyorsa
biz karıncalanıyorsak
siz karıncalanıyorsanız
onlar karıncalanıyorlarsa
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş)
ben karıncalanmışım
sen karıncalanmışsın
o karıncalanmış
biz karıncalanmışız
siz karıncalanmışsınız
onlar karıncalanmışlar
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – rivayet (-miş)
ben karıncalanmışmışım
sen karıncalanmışmışsın
o karıncalanmışmış
biz karıncalanmışmışız
siz karıncalanmışmışsınız
onlar karıncalanmışlarmış
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – hikâye (-di)
ben karıncalanmıştım
sen karıncalanmıştın
o karıncalanmıştı
biz karıncalanmıştık
siz karıncalanmıştınız
onlar karıncalanmışlardı
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – şart (-se)
ben karıncalanmışsam
sen karıncalanmışsan
o karıncalanmışsa
biz karıncalanmışsak
siz karıncalanmışsanız
onlar karıncalanmışlarsa
Gelecek zaman
ben karıncalanacağım
sen karıncalanacaksın
o karıncalanacak
biz karıncalanacağız
siz karıncalanacaksınız
onlar karıncalanacaklar
Gelecek zaman – rivayet (-miş)
ben karıncalanacakmışım
sen karıncalanacakmışsın
o karıncalanacakmış
biz karıncalanacakmışız
siz karıncalanacakmışsınız
onlar karıncalanacaklarmış
Gelecek zaman – hikâye (-di)
ben karıncalanacaktım
sen karıncalanacaktın
o karıncalanacaktı
biz karıncalanacaktık
siz karıncalanacaktınız
onlar karıncalanacaklardı
Gelecek zaman – şart (-se)
ben karıncalanacaksam
sen karıncalanacaksan
o karıncalanacaksa
biz karıncalanacaksak
siz karıncalanacaksanız
onlar karıncalanacaklarsa
Şimdiki zaman (-mekte)
ben karıncalanmaktayım
sen karıncalanmaktasın
o karıncalanmakta
biz karıncalanmaktayız
siz karıncalanmaktasınız
onlar karıncalanmaktalar
Şimdiki zaman (-mekte) – rivayet (-miş)
ben karıncalanmaktaymışım
sen karıncalanmaktaymışsın
o karıncalanmaktaymış
biz karıncalanmaktaymışız
siz karıncalanmaktaymışsınız
onlar karıncalanmaktalarmış
Şimdiki zaman (-mekte) – hikâye (-di)
ben karıncalanmaktaydım
sen karıncalanmaktaydın
o karıncalanmaktaydı
biz karıncalanmaktaydık
siz karıncalanmaktaydınız
onlar karıncalanmaktalardı
Şimdiki zaman (-mekte) – şart (-se)
ben karıncalanmaktaysam
sen karıncalanmaktaysan
o karıncalanmaktaysa
biz karıncalanmaktaysak
siz karıncalanmaktaysanız
onlar karıncalanmaktalarsa
Gereklilik kipi (-meli)
ben karıncalanmalıyım
sen karıncalanmalısın
o karıncalanmalı
biz karıncalanmalıyız
siz karıncalanmalısınız
onlar karıncalanmalılar
Gereklilik kipi (-meli) – rivayet (-miş)
ben karıncalanmalıymışım
sen karıncalanmalıymışsın
o karıncalanmalıymış
biz karıncalanmalıymışız
siz karıncalanmalıymışsınız
onlar karıncalanmalılarmış
Gereklilik kipi (-meli) – hikâye (-di)
ben karıncalanmalıydım
sen karıncalanmalıydın
o karıncalanmalıydı
biz karıncalanmalıydık
siz karıncalanmalıydınız
onlar karıncalanmalılardı
Gereklilik kipi (-meli) – şart (-se)
ben karıncalanmalıysam
sen karıncalanmalıysan
o karıncalanmalıysa
biz karıncalanmalıysak
siz karıncalanmalıysanız
onlar karıncalanmalılarsa
Görülen geçmiş zaman (-di)
ben karıncalandım
sen karıncalandın
o karıncalandı
biz karıncalandık
siz karıncalandınız
onlar karıncalandılar
Görülen geçmiş zaman (-di) – hikâye (-di)
ben karıncalandıydım
sen karıncalandıydın
o karıncalandıydı
biz karıncalandıydık
siz karıncalandıydınız
onlar karıncalandılardı
Görülen geçmiş zaman (-di) – şart (-se)
ben karıncalandıysam
sen karıncalandıysan
o karıncalandıysa
biz karıncalandıysak
siz karıncalandıysanız
onlar karıncalandılarsa
Dilek-şart kipi (-se)
ben karıncalansam
sen karıncalansan
o karıncalansa
biz karıncalansak
siz karıncalansanız
onlar karıncalansalar
Dilek-şart kipi (-se) – rivayet (-miş)
ben karıncalansaymışım
sen karıncalansaymışsın
o karıncalansaymış
biz karıncalansaymışız
siz karıncalansaymışsınız
onlar karıncalansalarmış
Dilek-şart kipi (-se) – hikâye (-di)
ben karıncalansaydım
sen karıncalansaydın
o karıncalansaydı
biz karıncalansaydık
siz karıncalansaydınız
onlar karıncalansalardı
İstek kipi (-e)
ben karıncalanayım
sen karıncalanasın
o karıncalana
biz karıncalanalım
siz karıncalanasınız
onlar karıncalanalar
İstek kipi (-e) – rivayet (-miş)
ben karıncalanaymışım
sen karıncalanaymışsın
o karıncalanaymış
biz karıncalanaymışız
siz karıncalanaymışsınız
onlar karıncalanalarmış
İstek kipi (-e) – hikâye (-di)
ben karıncalanaydım
sen karıncalanaydın
o karıncalanaydı
biz karıncalanaydık
siz karıncalanaydınız
onlar karıncalanalardı
Emir kipi
karıncalanacağım
Olumsuz
Geniş zaman
ben karıncalanmam
sen karıncalanmazsın
o karıncalanmaz
biz karıncalanmayız
siz karıncalanmazsınız
onlar karıncalanmazlar
Geniş zaman – rivayet (-miş)
ben karıncalanmazmışım
sen karıncalanmazmışsın
o karıncalanmazmış
biz karıncalanmazmışız
siz karıncalanmazmışsınız
onlar karıncalanmazlarmış
Geniş zaman – hikâye (-di)
ben karıncalanmazdım
sen karıncalanmazdın
o karıncalanmazdı
biz karıncalanmazdık
siz karıncalanmazdınız
onlar karıncalanmazlardı
Geniş zaman – şart (-se)
ben karıncalanmazsam
sen karıncalanmazsan
o karıncalanmazsa
biz karıncalanmazsak
siz karıncalanmazsanız
onlar karıncalanmazlarsa
Şimdiki zaman
ben karıncalanmıyorum
sen karıncalanmıyorsun
o karıncalanmıyor
biz karıncalanmıyoruz
siz karıncalanmıyorsunuz
onlar karıncalanmıyorlar
Şimdiki zaman – rivayet (-miş)
ben karıncalanmıyormuşum
sen karıncalanmıyormuşsun
o karıncalanmıyormuş
biz karıncalanmıyormuşuz
siz karıncalanmıyormuşsunuz
onlar karıncalanmıyorlarmış
Şimdiki zaman – hikâye (-di)
ben karıncalanmıyordum
sen karıncalanmıyordun
o karıncalanmıyordu
biz karıncalanmıyorduk
siz karıncalanmıyordunuz
onlar karıncalanmıyorlardı
Şimdiki zaman – şart (-se)
ben karıncalanmıyorsam
sen karıncalanmıyorsan
o karıncalanmıyorsa
biz karıncalanmıyorsak
siz karıncalanmıyorsanız
onlar karıncalanmıyorlarsa
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş)
ben karıncalanmamışım
sen karıncalanmamışsın
o karıncalanmamış
biz karıncalanmamışız
siz karıncalanmamışsınız
onlar karıncalanmamışlar
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – rivayet (-miş)
ben karıncalanmamışmışım
sen karıncalanmamışmışsın
o karıncalanmamışmış
biz karıncalanmamışmışız
siz karıncalanmamışmışsınız
onlar karıncalanmamışlarmış
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – hikâye (-di)
ben karıncalanmamıştım
sen karıncalanmamıştın
o karıncalanmamıştı
biz karıncalanmamıştık
siz karıncalanmamıştınız
onlar karıncalanmamışlardı
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – şart (-se)
ben karıncalanmamışsam
sen karıncalanmamışsan
o karıncalanmamışsa
biz karıncalanmamışsak
siz karıncalanmamışsanız
onlar karıncalanmamışlarsa
Gelecek zaman
ben karıncalanmayacağım
sen karıncalanmayacaksın
o karıncalanmayacak
biz karıncalanmayacağız
siz karıncalanmayacaksınız
onlar karıncalanmayacaklar
Gelecek zaman – rivayet (-miş)
ben karıncalanmayacakmışım
sen karıncalanmayacakmışsın
o karıncalanmayacakmış
biz karıncalanmayacakmışız
siz karıncalanmayacakmışsınız
onlar karıncalanmayacaklarmış
Gelecek zaman – hikâye (-di)
ben karıncalanmayacaktım
sen karıncalanmayacaktın
o karıncalanmayacaktı
biz karıncalanmayacaktık
siz karıncalanmayacaktınız
onlar karıncalanmayacaklardı
Gelecek zaman – şart (-se)
ben karıncalanmayacaksam
sen karıncalanmayacaksan
o karıncalanmayacaksa
biz karıncalanmayacaksak
siz karıncalanmayacaksanız
onlar karıncalanmayacaklarsa
Şimdiki zaman (-mekte)
ben karıncalanmamaktayım
sen karıncalanmamaktasın
o karıncalanmamakta
biz karıncalanmamaktayız
siz karıncalanmamaktasınız
onlar karıncalanmamaktalar
Şimdiki zaman (-mekte) – rivayet (-miş)
ben karıncalanmamaktaymışım
sen karıncalanmamaktaymışsın
o karıncalanmamaktaymış
biz karıncalanmamaktaymışız
siz karıncalanmamaktaymışsınız
onlar karıncalanmamaktalarmış
Şimdiki zaman (-mekte) – hikâye (-di)
ben karıncalanmamaktaydım
sen karıncalanmamaktaydın
o karıncalanmamaktaydı
biz karıncalanmamaktaydık
siz karıncalanmamaktaydınız
onlar karıncalanmamaktalardı
Şimdiki zaman (-mekte) – şart (-se)
ben karıncalanmamaktaysam
sen karıncalanmamaktaysan
o karıncalanmamaktaysa
biz karıncalanmamaktaysak
siz karıncalanmamaktaysanız
onlar karıncalanmamaktalarsa
Gereklilik kipi (-meli)
ben karıncalanmamalıyım
sen karıncalanmamalısın
o karıncalanmamalı
biz karıncalanmamalıyız
siz karıncalanmamalısınız
onlar karıncalanmamalılar
Gereklilik kipi (-meli) – rivayet (-miş)
ben karıncalanmamalıymışım
sen karıncalanmamalıymışsın
o karıncalanmamalıymış
biz karıncalanmamalıymışız
siz karıncalanmamalıymışsınız
onlar karıncalanmamalılarmış
Gereklilik kipi (-meli) – hikâye (-di)
ben karıncalanmamalıydım
sen karıncalanmamalıydın
o karıncalanmamalıydı
biz karıncalanmamalıydık
siz karıncalanmamalıydınız
onlar karıncalanmamalılardı
Gereklilik kipi (-meli) – şart (-se)
ben karıncalanmamalıysam
sen karıncalanmamalıysan
o karıncalanmamalıysa
biz karıncalanmamalıysak
siz karıncalanmamalıysanız
onlar karıncalanmamalılarsa
Görülen geçmiş zaman (-di)
ben karıncalanmadım
sen karıncalanmadın
o karıncalanmadı
biz karıncalanmadık
siz karıncalanmadınız
onlar karıncalanmadılar
Görülen geçmiş zaman (-di) – hikâye (-di)
ben karıncalanmadıydım
sen karıncalanmadıydın
o karıncalanmadıydı
biz karıncalanmadıydık
siz karıncalanmadıydınız
onlar karıncalanmadılardı
Görülen geçmiş zaman (-di) – şart (-se)
ben karıncalanmadıysam
sen karıncalanmadıysan
o karıncalanmadıysa
biz karıncalanmadıysak
siz karıncalanmadıysanız
onlar karıncalanmadılarsa
Dilek-şart kipi (-se)
ben karıncalanmasam
sen karıncalanmasan
o karıncalanmasa
biz karıncalanmasak
siz karıncalanmasanız
onlar karıncalanmasalar
Dilek-şart kipi (-se) – rivayet (-miş)
ben karıncalanmasaymışım
sen karıncalanmasaymışsın
o karıncalanmasaymış
biz karıncalanmasaymışız
siz karıncalanmasaymışsınız
onlar karıncalanmasalarmış
Dilek-şart kipi (-se) – hikâye (-di)
ben karıncalanmasaydım
sen karıncalanmasaydın
o karıncalanmasaydı
biz karıncalanmasaydık
siz karıncalanmasaydınız
onlar karıncalanmasalardı
İstek kipi (-e)
ben karıncalanmayayım
sen karıncalanmayasın
o karıncalanmaya
biz karıncalanmayalım
siz karıncalanmayasınız
onlar karıncalanmayalar
İstek kipi (-e) – rivayet (-miş)
ben karıncalanmayaymışım
sen karıncalanmayaymışsın
o karıncalanmayaymış
biz karıncalanmayaymışız
siz karıncalanmayaymışsınız
onlar karıncalanmayalarmış
İstek kipi (-e) – hikâye (-di)
ben karıncalanmayaydım
sen karıncalanmayaydın
o karıncalanmayaydı
biz karıncalanmayaydık
siz karıncalanmayaydınız
onlar karıncalanmayalardı
Emir kipi
karıncalanmayacağım
Çekimler: Wiktionary (via kaikki.org), uyarlanmıştır, lisans CC BY-SA 4.0.