to break, to stop working
Geniş zaman (o)bozulur
Şimdiki zaman (ben)bozuluyorum
Geçmiş zaman (ben)bozuldum
bozulmak fiilinin tam çekimi: şimdiki zaman, geniş zaman, görülen ve öğrenilen geçmiş zaman, gelecek zaman, dilek-şart, gereklilik ve emir kipi.
Olumlu
Geniş zaman
ben bozulurum
sen bozulursun
o bozulur
biz bozuluruz
siz bozulursunuz
onlar bozulurlar
Geniş zaman – rivayet (-miş)
ben bozulurmuşum
sen bozulurmuşsun
o bozulurmuş
biz bozulurmuşuz
siz bozulurmuşsunuz
onlar bozulurlarmış
Geniş zaman – hikâye (-di)
ben bozulurdum
sen bozulurdun
o bozulurdu
biz bozulurduk
siz bozulurdunuz
onlar bozulurlardı
Geniş zaman – şart (-se)
ben bozulursam
sen bozulursan
o bozulursa
biz bozulursak
siz bozulursanız
onlar bozulurlarsa
Şimdiki zaman
ben bozuluyorum
sen bozuluyorsun
o bozuluyor
biz bozuluyoruz
siz bozuluyorsunuz
onlar bozuluyorlar
Şimdiki zaman – rivayet (-miş)
ben bozuluyormuşum
sen bozuluyormuşsun
o bozuluyormuş
biz bozuluyormuşuz
siz bozuluyormuşsunuz
onlar bozuluyorlarmış
Şimdiki zaman – hikâye (-di)
ben bozuluyordum
sen bozuluyordun
o bozuluyordu
biz bozuluyorduk
siz bozuluyordunuz
onlar bozuluyorlardı
Şimdiki zaman – şart (-se)
ben bozuluyorsam
sen bozuluyorsan
o bozuluyorsa
biz bozuluyorsak
siz bozuluyorsanız
onlar bozuluyorlarsa
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş)
ben bozulmuşum
sen bozulmuşsun
o bozulmuş
biz bozulmuşuz
siz bozulmuşsunuz
onlar bozulmuşlar
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – rivayet (-miş)
ben bozulmuşmuşum
sen bozulmuşmuşsun
o bozulmuşmuş
biz bozulmuşmuşuz
siz bozulmuşmuşsunuz
onlar bozulmuşlarmış
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – hikâye (-di)
ben bozulmuştum
sen bozulmuştun
o bozulmuştu
biz bozulmuştuk
siz bozulmuştunuz
onlar bozulmuşlardı
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – şart (-se)
ben bozulmuşsam
sen bozulmuşsan
o bozulmuşsa
biz bozulmuşsak
siz bozulmuşsanız
onlar bozulmuşlarsa
Gelecek zaman
ben bozulacağım
sen bozulacaksın
o bozulacak
biz bozulacağız
siz bozulacaksınız
onlar bozulacaklar
Gelecek zaman – rivayet (-miş)
ben bozulacakmışım
sen bozulacakmışsın
o bozulacakmış
biz bozulacakmışız
siz bozulacakmışsınız
onlar bozulacaklarmış
Gelecek zaman – hikâye (-di)
ben bozulacaktım
sen bozulacaktın
o bozulacaktı
biz bozulacaktık
siz bozulacaktınız
onlar bozulacaklardı
Gelecek zaman – şart (-se)
ben bozulacaksam
sen bozulacaksan
o bozulacaksa
biz bozulacaksak
siz bozulacaksanız
onlar bozulacaklarsa
Şimdiki zaman (-mekte)
ben bozulmaktayım
sen bozulmaktasın
o bozulmakta
biz bozulmaktayız
siz bozulmaktasınız
onlar bozulmaktalar
Şimdiki zaman (-mekte) – rivayet (-miş)
ben bozulmaktaymışım
sen bozulmaktaymışsın
o bozulmaktaymış
biz bozulmaktaymışız
siz bozulmaktaymışsınız
onlar bozulmaktalarmış
Şimdiki zaman (-mekte) – hikâye (-di)
ben bozulmaktaydım
sen bozulmaktaydın
o bozulmaktaydı
biz bozulmaktaydık
siz bozulmaktaydınız
onlar bozulmaktalardı
Şimdiki zaman (-mekte) – şart (-se)
ben bozulmaktaysam
sen bozulmaktaysan
o bozulmaktaysa
biz bozulmaktaysak
siz bozulmaktaysanız
onlar bozulmaktalarsa
Gereklilik kipi (-meli)
ben bozulmalıyım
sen bozulmalısın
o bozulmalı
biz bozulmalıyız
siz bozulmalısınız
onlar bozulmalılar
Gereklilik kipi (-meli) – rivayet (-miş)
ben bozulmalıymışım
sen bozulmalıymışsın
o bozulmalıymış
biz bozulmalıymışız
siz bozulmalıymışsınız
onlar bozulmalılarmış
Gereklilik kipi (-meli) – hikâye (-di)
ben bozulmalıydım
sen bozulmalıydın
o bozulmalıydı
biz bozulmalıydık
siz bozulmalıydınız
onlar bozulmalılardı
Gereklilik kipi (-meli) – şart (-se)
ben bozulmalıysam
sen bozulmalıysan
o bozulmalıysa
biz bozulmalıysak
siz bozulmalıysanız
onlar bozulmalılarsa
Görülen geçmiş zaman (-di)
ben bozuldum
sen bozuldun
o bozuldu
biz bozulduk
siz bozuldunuz
onlar bozuldular
Görülen geçmiş zaman (-di) – hikâye (-di)
ben bozulduydum
sen bozulduydun
o bozulduydu
biz bozulduyduk
siz bozulduydunuz
onlar bozuldulardı
Görülen geçmiş zaman (-di) – şart (-se)
ben bozulduysam
sen bozulduysan
o bozulduysa
biz bozulduysak
siz bozulduysanız
onlar bozuldularsa
Dilek-şart kipi (-se)
ben bozulsam
sen bozulsan
o bozulsa
biz bozulsak
siz bozulsanız
onlar bozulsalar
Dilek-şart kipi (-se) – rivayet (-miş)
ben bozulsaymışım
sen bozulsaymışsın
o bozulsaymış
biz bozulsaymışız
siz bozulsaymışsınız
onlar bozulsalarmış
Dilek-şart kipi (-se) – hikâye (-di)
ben bozulsaydım
sen bozulsaydın
o bozulsaydı
biz bozulsaydık
siz bozulsaydınız
onlar bozulsalardı
İstek kipi (-e)
ben bozulayım
sen bozulasın
o bozula
biz bozulalım
siz bozulasınız
onlar bozulalar
İstek kipi (-e) – rivayet (-miş)
ben bozulaymışım
sen bozulaymışsın
o bozulaymış
biz bozulaymışız
siz bozulaymışsınız
onlar bozulalarmış
İstek kipi (-e) – hikâye (-di)
ben bozulaydım
sen bozulaydın
o bozulaydı
biz bozulaydık
siz bozulaydınız
onlar bozulalardı
Emir kipi
bozulacağım
Olumsuz
Geniş zaman
ben bozulmam
sen bozulmazsın
o bozulmaz
biz bozulmayız
siz bozulmazsınız
onlar bozulmazlar
Geniş zaman – rivayet (-miş)
ben bozulmazmışım
sen bozulmazmışsın
o bozulmazmış
biz bozulmazmışız
siz bozulmazmışsınız
onlar bozulmazlarmış
Geniş zaman – hikâye (-di)
ben bozulmazdım
sen bozulmazdın
o bozulmazdı
biz bozulmazdık
siz bozulmazdınız
onlar bozulmazlardı
Geniş zaman – şart (-se)
ben bozulmazsam
sen bozulmazsan
o bozulmazsa
biz bozulmazsak
siz bozulmazsanız
onlar bozulmazlarsa
Şimdiki zaman
ben bozulmuyorum
sen bozulmuyorsun
o bozulmuyor
biz bozulmuyoruz
siz bozulmuyorsunuz
onlar bozulmuyorlar
Şimdiki zaman – rivayet (-miş)
ben bozulmuyormuşum
sen bozulmuyormuşsun
o bozulmuyormuş
biz bozulmuyormuşuz
siz bozulmuyormuşsunuz
onlar bozulmuyorlarmış
Şimdiki zaman – hikâye (-di)
ben bozulmuyordum
sen bozulmuyordun
o bozulmuyordu
biz bozulmuyorduk
siz bozulmuyordunuz
onlar bozulmuyorlardı
Şimdiki zaman – şart (-se)
ben bozulmuyorsam
sen bozulmuyorsan
o bozulmuyorsa
biz bozulmuyorsak
siz bozulmuyorsanız
onlar bozulmuyorlarsa
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş)
ben bozulmamışım
sen bozulmamışsın
o bozulmamış
biz bozulmamışız
siz bozulmamışsınız
onlar bozulmamışlar
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – rivayet (-miş)
ben bozulmamışmışım
sen bozulmamışmışsın
o bozulmamışmış
biz bozulmamışmışız
siz bozulmamışmışsınız
onlar bozulmamışlarmış
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – hikâye (-di)
ben bozulmamıştım
sen bozulmamıştın
o bozulmamıştı
biz bozulmamıştık
siz bozulmamıştınız
onlar bozulmamışlardı
Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – şart (-se)
ben bozulmamışsam
sen bozulmamışsan
o bozulmamışsa
biz bozulmamışsak
siz bozulmamışsanız
onlar bozulmamışlarsa
Gelecek zaman
ben bozulmayacağım
sen bozulmayacaksın
o bozulmayacak
biz bozulmayacağız
siz bozulmayacaksınız
onlar bozulmayacaklar
Gelecek zaman – rivayet (-miş)
ben bozulmayacakmışım
sen bozulmayacakmışsın
o bozulmayacakmış
biz bozulmayacakmışız
siz bozulmayacakmışsınız
onlar bozulmayacaklarmış
Gelecek zaman – hikâye (-di)
ben bozulmayacaktım
sen bozulmayacaktın
o bozulmayacaktı
biz bozulmayacaktık
siz bozulmayacaktınız
onlar bozulmayacaklardı
Gelecek zaman – şart (-se)
ben bozulmayacaksam
sen bozulmayacaksan
o bozulmayacaksa
biz bozulmayacaksak
siz bozulmayacaksanız
onlar bozulmayacaklarsa
Şimdiki zaman (-mekte)
ben bozulmamaktayım
sen bozulmamaktasın
o bozulmamakta
biz bozulmamaktayız
siz bozulmamaktasınız
onlar bozulmamaktalar
Şimdiki zaman (-mekte) – rivayet (-miş)
ben bozulmamaktaymışım
sen bozulmamaktaymışsın
o bozulmamaktaymış
biz bozulmamaktaymışız
siz bozulmamaktaymışsınız
onlar bozulmamaktalarmış
Şimdiki zaman (-mekte) – hikâye (-di)
ben bozulmamaktaydım
sen bozulmamaktaydın
o bozulmamaktaydı
biz bozulmamaktaydık
siz bozulmamaktaydınız
onlar bozulmamaktalardı
Şimdiki zaman (-mekte) – şart (-se)
ben bozulmamaktaysam
sen bozulmamaktaysan
o bozulmamaktaysa
biz bozulmamaktaysak
siz bozulmamaktaysanız
onlar bozulmamaktalarsa
Gereklilik kipi (-meli)
ben bozulmamalıyım
sen bozulmamalısın
o bozulmamalı
biz bozulmamalıyız
siz bozulmamalısınız
onlar bozulmamalılar
Gereklilik kipi (-meli) – rivayet (-miş)
ben bozulmamalıymışım
sen bozulmamalıymışsın
o bozulmamalıymış
biz bozulmamalıymışız
siz bozulmamalıymışsınız
onlar bozulmamalılarmış
Gereklilik kipi (-meli) – hikâye (-di)
ben bozulmamalıydım
sen bozulmamalıydın
o bozulmamalıydı
biz bozulmamalıydık
siz bozulmamalıydınız
onlar bozulmamalılardı
Gereklilik kipi (-meli) – şart (-se)
ben bozulmamalıysam
sen bozulmamalıysan
o bozulmamalıysa
biz bozulmamalıysak
siz bozulmamalıysanız
onlar bozulmamalılarsa
Görülen geçmiş zaman (-di)
ben bozulmadım
sen bozulmadın
o bozulmadı
biz bozulmadık
siz bozulmadınız
onlar bozulmadılar
Görülen geçmiş zaman (-di) – hikâye (-di)
ben bozulmadıydım
sen bozulmadıydın
o bozulmadıydı
biz bozulmadıydık
siz bozulmadıydınız
onlar bozulmadılardı
Görülen geçmiş zaman (-di) – şart (-se)
ben bozulmadıysam
sen bozulmadıysan
o bozulmadıysa
biz bozulmadıysak
siz bozulmadıysanız
onlar bozulmadılarsa
Dilek-şart kipi (-se)
ben bozulmasam
sen bozulmasan
o bozulmasa
biz bozulmasak
siz bozulmasanız
onlar bozulmasalar
Dilek-şart kipi (-se) – rivayet (-miş)
ben bozulmasaymışım
sen bozulmasaymışsın
o bozulmasaymış
biz bozulmasaymışız
siz bozulmasaymışsınız
onlar bozulmasalarmış
Dilek-şart kipi (-se) – hikâye (-di)
ben bozulmasaydım
sen bozulmasaydın
o bozulmasaydı
biz bozulmasaydık
siz bozulmasaydınız
onlar bozulmasalardı
İstek kipi (-e)
ben bozulmayayım
sen bozulmayasın
o bozulmaya
biz bozulmayalım
siz bozulmayasınız
onlar bozulmayalar
İstek kipi (-e) – rivayet (-miş)
ben bozulmayaymışım
sen bozulmayaymışsın
o bozulmayaymış
biz bozulmayaymışız
siz bozulmayaymışsınız
onlar bozulmayalarmış
İstek kipi (-e) – hikâye (-di)
ben bozulmayaydım
sen bozulmayaydın
o bozulmayaydı
biz bozulmayaydık
siz bozulmayaydınız
onlar bozulmayalardı
Emir kipi
bozulmayacağım
Çekimler: Wiktionary (via kaikki.org), uyarlanmıştır, lisans CC BY-SA 4.0.